Osteopati

/Osteopati
Osteopati 2018-12-24T11:49:03+03:00

Osteopati ‘’ Sağlık ve hastalık sorularına düşünme ve davranış öneren ‘’ geniş prensiplere dayanan, özel ve komple sağlıklı yaşam sistemidir.

Elle uygulanan Osteopati bir iyileştirme sanatıdır. Teşhis ve tedavide kullanılan işlemler, eklem, kas, kemik, ligament, organ ve faysa gibi vücut strüktürleri  arasında ve içerisinde mekanik dengesizlikleri düzelterek  sağlıklı fonksiyon görmesini teşvik etmektedir

Ağrı ve fonksiyonel bozuklukları ortadan kaldırarak, vücudun kendi kendine iyileştirme yeteneğini açığa çıkarır ve hastayı bir bütün olarak tedavi eder.

Osteopatik Tedaviler 3 sistem üzerinden gerçekleşir;

Paryetal Osteopati

Paryetal  Osteopati,  osteopatinin en önemli parçalarından birisidir. Kemikler, eklemler, bağlar, tendonlar, kaslar ve fasya ile ilgili problemleri çözme üzerine odaklanır.

Kas iskelet sisteminden kaynaklanan ağrı ve disfonksiyonların tedavisinde kullanılır. Kısıtlanmış veya kilitlenmiş eklemlerin fizyolojik hareket açıklığını düzelterek eklemlerin serbestleştirilmesine ve  ağrının  ortadan kaldırılmasına yardımcı olur.

Osteopat manuel teknik kullanılarak sadece ağrıyı azaltmakla kalmaz, aynı zamanda hastalığı ortaya çıkaran nedenleride etkiler. Bu nedenle hastalığın sadece sonuçlarını değil, aynı zamanda sebebini de  tedavi eder.

Osteopat tüm organ ve sistemlerin normal ve patolojik yapılarını, fonksiyonlarını ve insan vücudunun tüm eklemlerinin biyomekaniğini mükemmel bir şekilde bilir.

Tüm bu bilgileri kullanarak, hastalığın belirli semptomları ortaya çıkmadan önceki, hastalığın tüm bireysel özelliklerini hesaba katarak, bozuklukları düzeltmeye yardımcı olur.

Hastaların muayenesi sırasında, Osteopat, özel osteopatik tanı testlerinin yardımıyla, eklem yüzeylerinin veya dokularının hareketliliğinin bozulduğu veya kısıtlı olduğu tedavi edeceği bölgeyi belirler.

Tedavi, Osteopatın fonksiyonel bozuklukları ortadan kaldırabildiği osteopatik teknikleri içerir.

Paryetal osteopati yöntemleri çok dikkatli ve nazik uygulanmalıdır.  Kas, tendon gerginliklerini ve spazmlarını azaltır, kan dolaşımını ,lenfatik drenajı ve sinirsel  innervasyonu iyileştirir.

Visseral Osteopati

Visseral osteopati, iç organların fonksiyonlarını düzenleyen tedavi tekniklerini içerir.

Her organ, solunuma bağlı veya bağımsız bir şekilde belirli bir hareket gerçekleştirir. Doğal ritmindeki kısıtlılıklar, disfonksiyonlara, ağrının oluşmasına ve hastalığın gelişimine yol açar.

Organların hareketleri birbirine göre yapılandırılmıştır. Yani bunlardan birinde meydana gelen hareket kısıtlılıkları kaçınılmaz olarak tüm sistemi etkiler.

Visseral  problemler omurga , eklemler ve vücudun  diğer bölgelerinde ağrı ve problemler ortaya çıkarabilir.

Sağ omuz ağrısı, safra kesesi veya karaciğerden, sol omuz ağrısı, mide , kalp veya dalaktan kaynaklanabilir. Tüm bu sorunlar aynı anda boyun ağrısı yapabilirler.  Bağırsaklardaki problemler eklemlerde ağrı yaratabilir.  Prostat veya Uterustaki problemler, bel, kalça ve diz ağrıları yaratabilir.

Tedaviye başlamadan önce, Osteopat organların konumunu ve hareketlilik seviyelerini belirler. Kas dokusu ve bağların durumunu değerlendirir. Elde ettiği verilere dayanarak tanı koyar.

Tedavi, organ ve kemiklerin normal pozisyonuna düzeltilmesini, bağların güçlendirmesini, lenf ve  kan dolaşımının iyileştirilmesini amaçlar.

Tedavinin terapötik etkilerinin bir sonucu olarak, vücudun kendini iyileştirme, ağrı ve hastalıkları ortadan kaldırma işlevini tetikler.

Viseral osteopatinin avantajı, vücut üzerindeki karmaşık etkisinden kaynaklanır.

Osteopat  İç organlar arasındaki fonksiyon kısıtlılıklarını ortadan kaldırarak, omurga ve kemikler üzerinde bir etki yapar. Bu nedenle, tedavi sonucunda hastalar sırt ağrısından, omurgadan ve sıklıkla eklem ağrılarından kurtulurlar.

Visseral osteopati sadece belirli hastalıkları tedavi etmez, aynı zamanda organizma üzerinde bir bütün olarak yararlı bir etkiye sahiptir.

Osteopatik teknikler, ağrısız uygulanır ve her yaştaki hastalar tarafından kolayca tolere edilir.

Kranial Osteopati

Kranial osteopati, kafatasının kemiklerini ve bunların içeriklerini de etkileyen vücut üzerinde bir etki yaratan tedavi konseptidir.

Kranial Osteopati yaklaşık yüz yıl önce osteopatinin kurucusu  A. T. Still’in  öğrencisi olan V. G. Sutherland tarafından geliştirildi ve o zamandan beri kranial osteopati etkinliğini kanıtladı

Kraniosakral sistem, kafatası kemiklerini, zarlarını, beyin, omurilik ve  beyin omurilik sıvısını,  iliak kemiklere göre salınan sakrumu kapsar.

Kraniosakral sisteminin kendi hareket ritmi vardır. Bu ritim tüm vücuda yayılır ve herhangi bir yerinde hissedilebilir. Kraniosakral sistem tüm vücut sistemleri, arteriyel ve sinir üzerinde büyük bir etkiye sahiptir.

Kraniosakral sistemin normal ritmini ve bu ritmin normal kuvvetini korumak, genel sağlığı korumada osteopati için çok önemlidir.

Bu sistemdeki değişiklikler esas olarak beyin omurilik sıvısı ve pulsasyonlarındaki basınç değişikliklerinden kaynaklanır. Bu değişikliklerin kalitesine bağlı olarak, bir kişinin fiziksel ve duygusal durumu hem olumlu hem de olumsuz yönde değişir. Bu sistemi etkilemek için kafatasına ve sakruma  özel osteopatik teknikler uygulanır.

Kranial osteopati, insan vücudunun bir bütün olarak dengeye ve uyumuna yol açan, kraniosakral sistemin tüm parçalarının uyumunu iyileştirmeye odaklanır. Tüm anatomik bileşenlerin hareketliliğini ve ayrıca sıvıların (kan, BOS) ve sinir uyarılarının iletkenliğini geri kazandırır.

Kranial osteopati, omurga, sakrum veya kafatasında bulunan, kronik hastalıkların da dahil olduğu birçok hastalıktan kurtulmayı sağlar.

Hasta, osteopatın ilk tedavisinden sonra sağlık durumunda bir iyileşme hissedebilir.

Kranial osteopati  hassas ve hafif dokunuşlarla  yapılan osteopatik bir tedavi tipidir.

Hastaların sadece semptomlarını ortadan kaldırmakla kalmaz, tüm beden sağlığının da kazanılmasına yardımcı olur.

Osteopati felsefesi

Osteopati felsefesini diğer tıbbi disiplinlerden ayıran anahtar prensip, entegre bir şekide işleyen tüm vücudun birlikte ve bütünlük içinde çalışmasından yola çıkar. Hareket etmeyen sistem patolojiktir. Eğer vücudun bir bölümünde kısıtlanma var ise vücudun geri kalanı da buna uyum göstererek denge sağlar. Bunun sonucu olarak enflamasyon, ağrı, tutulmalar ve diğer sağlık sorunlarına sebebiyet verir.

Osteopati kısıtlanmış dokuları serbest bırakarak vücudun hareket kabiliyetini artırır,  vücudun kendini yeniden iyileştirmesini ve ağrının ortadan kaldırılmasına yardımcı olur.

Osteopatinin Tarihçesi

Osteopati  Amerika’da 1870’li yıllarda Missouri’li bir doktor olan Andrew Taylor Still tarafından geliştirilmiş , çağdaş, modern bir bütünlük içeren bir tedavi yöntemidir.  Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından bilimsel bir tedavi olarak kabul edilmektedir.

Osteopat Kimdir

5 yıl içerisinde 1000 saatlik osteopati eğitimini tamamlayıp sınavını başarıyla veren Tıp Doktorları ve Fizyoterapistlere Osteopat denir.

Osteopat, hastayı parietal (hareket sistemi), kranial (kafa) ve visseral(iç organ) açılarından değerlendirir. Sorunun nereden kaynaklandığını bulur, Sorunların önceliğini tespit ettikten sonra tedaviyi gerçekleştirir.

Osteopatlar yumuşak dokunun esnetilmesi ,derin dokunma hissi, basıncı, mobilizasyon, eklem manüplasyonları gibi çok geniş hassas el teknikleri kullanırlar.

WhatsApp chat